EMRE ALKİN UYARDI: SAVAŞ TURİZMDE MİLYAR DOLARLARI YAKABİLİR!

Ortadoğu’da artan gerilim ve olası bir İran merkezli savaş senaryosu, turizmden gayrimenkule kadar geniş bir alanı tehdit ediyor. Ekonomist Emre Alkin, krizin derinliğine göre Türkiye ve Körfez ülkelerinin uğrayabileceği milyar dolarlık kayıpları üç farklı senaryo ile analiz etti.
Ortadoğu’da Savaş Çanları Turizmi Tehdit Ediyor: Türkiye İçin 3 Kritik Senaryo
Ortadoğu’da yükselen jeopolitik riskler ve İran merkezli bir çatışma ihtimali, bölge ekonomilerini "güvenlik algısı" üzerinden vurmaya hazırlanıyor. Ekonomist Emre Alkin, ekonomim.com’daki köşe yazısında, olası bir savaşın petrol fiyatlarından ziyade; turizm, havacılık ve hizmet sektörleri üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti. Alkin’e göre, güvenlik algısının bozulmasıyla turistlerin planlarını ertelemesi, Türkiye ve Arap ülkeleri için devasa gelir kayıpları anlamına geliyor.
Senaryo 1: %10’luk Sınırlı Kayıp
Çatışmaların kısa süreli kalması durumunda turist sayısında yaşanacak %10’luk bir düşüş, Türkiye için yaklaşık 6 milyar dolarlık bir fatura çıkarıyor. Benzer şekilde Birleşik Arap Emirlikleri'nin 5 milyar dolar, Suudi Arabistan’ın ise 8 milyar dolar civarında bir gelirden mahrum kalabileceği öngörülüyor.
Senaryo 2: %25’lik Bölgesel Bozulma
Savaşın birkaç ay sürmesi ve güvenlik algısının ciddi darbe alması durumunda kayıplar katlanıyor. Bu senaryoda Türkiye’nin turizm geliri kaybı 15 milyar dolara ulaşırken; restoran, ulaşım ve perakende sektörlerinde %18’e varan daralmalar ve istihdam kayıpları tetiklenebilir.
Senaryo 3: %40 ve Üzeri "Riskli Bölge" İlanı
Savaşın uzaması ve bölgenin küresel medyada "tehlikeli" kodlamasıyla turist kaybı %40’ı aşabilir. Bu en kötü senaryoda Türkiye’nin kaybı 25 milyar doları bulabilir. Alkin, bu durumda sadece turizmin değil, tüm hizmet sektörünün sarsılacağını ve işletme kapanmalarının artacağını belirtiyor.
Rotalar Değişiyor: Türkiye İçin Risk ve Fırsat
Turizm talebinin yok olmadığını, sadece güvenli bölgelere kaydığını vurgulayan Alkin, turistlerin İspanya, Yunanistan ve İtalya gibi Akdeniz destinasyonlarına yönelebileceğini ifade ediyor. Türkiye için ise kritik bir ayrım var: Eğer Türkiye "güvenli liman" algısını koruyabilirse, Körfez’e gidemeyen turistleri çekerek kaybı telafi edebilir. Ancak bölgesel riskin bir parçası olarak görülürse, akış tamamen Batı Akdeniz’e kayabilir.