"TÜRKİYE NÜFUSU 2100 YILINDA 25 MİLYONA KADAR GERİLEYEBİLİR"

Türkiye’nin demografik geleceğine ilişkin dikkat çeken bir uyarı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’tan geldi. Birleşmiş Milletler ve TÜİK verilerine atıfta bulunan Göktaş, doğurganlık hızındaki kritik düşüşün devam etmesi halinde Türkiye nüfusunun 2100 yılında 25 milyona kadar gerileyebileceğini belirterek, nüfus meselesinin ekonomi, sosyal yapı ve milli güvenlik açısından stratejik bir risk alanına dönüştüğünü vurguladı.

“Türkiye Doğurganlıkta Kritik Eşiğin Altına Düştü”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde basın temsilcileriyle bir araya gelerek Türkiye’nin nüfus yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin doğurganlık hızında kritik bir eşiğin altına düştüğünü belirten Göktaş, bu sürecin yalnızca demografik bir veri olarak görülmemesi gerektiğini, üretimden savunmaya, sosyal güvenlikten kalkınmaya kadar pek çok alanı doğrudan etkilediğini ifade etti.

BM ve TÜİK Senaryoları: 2100’de Nüfus 25 Milyona Gerileyebilir

Birleşmiş Milletler’in çok düşük senaryosuna göre mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde Türkiye nüfusunun 2100 yılında 25 milyona kadar gerileyebileceğini söyleyen Göktaş, TÜİK’in düşük senaryosuna göre ise nüfusun 54 milyona düşmesinin öngörüldüğünü aktardı. 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızının bugün itibarıyla 1,48’e gerilediğini belirten Göktaş, bu oranın nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in oldukça altında kaldığına dikkat çekti.

“Nüfus Meselesi Milli Güvenlik ve Beka Sorunudur”

Türkiye’nin bu tabloyla Avrupa’nın en düşük doğurganlık oranlarına sahip ülkeleriyle aynı seviyeye geldiğini ifade eden Göktaş, nüfus meselesinin günübirlik tartışmaların ötesinde, uzun vadeli ve kararlı bir devlet politikası olarak ele alındığını vurguladı. Nüfus yapısındaki değişimin stratejik sonuçlar doğurduğunu belirten Göktaş, konunun milli güvenlik ve beka meselesi olarak değerlendirildiğini kaydetti.

Hanelerin Yüzde 57’sinde Çocuk Yok

Aile yapısındaki dönüşüme de değinen Bakan Göktaş, Türkiye’de hanelerin yüzde 57’sinde çocuk bulunmadığını, hanelerin yarısından fazlasında çocuk sesi duyulmadığını söyledi. Ortalama ilk evlenme yaşı ile ilk anne ve baba olma yaşındaki artışın doğurganlığı doğrudan etkilediğini ifade eden Göktaş, gençlerin evlenmesini ve çocuk sahibi olmasını destekleyen çok boyutlu politikaların hayata geçirildiğini belirtti.

Aile Yılı ve Aile ve Gençlik Fonu Uygulamaları

2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesinin ardından kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’nun 81 ilde yaygınlaştırıldığını, bugüne kadar on binlerce çiftin fondan yararlandığını açıkladı. Doğum yardımlarında yapılan düzenlemelerle çocuk sayısına göre düzenli desteklerin sağlandığını belirten Göktaş, 2026-2035 döneminin ise “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak ilan edildiğini duyurdu.

Sosyal Devlet Vurgusu: Veriye Dayalı Politikalar

Yaşlı hizmetleri, sosyal yardımlar ve çocukların dijital güvenliği konusunda da bilgi veren Göktaş, sosyal devlet anlayışını veriye dayalı ve proaktif bir yaklaşımla sürdürdüklerini, sosyal risk haritalarıyla ihtiyaçların mahalle bazında tespit edildiğini söyledi.

Etiketler