KİMLİK KARTLARI MÜZE KARTA DÖNÜŞÜYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında "Müze ve Ören Yerleri Dijital Dönüşüm Projesi" protokolü imzalandı. İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde düzenlenen törende konuşan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarının müze karta dönüştürülerek doğrudan geçiş özelliği kazandırılacağını açıkladı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında, müze ve ören yerlerinde hayata geçirilecek yeni nesil dijital ziyaretçi deneyimini kapsayan "Müze ve Ören Yerleri Dijital Dönüşüm Projesi" protokolü imzalandı. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen imza törenine Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin ve çok sayıda davetli katıldı. Toplantıda; akıllı biletleme sistemleri, yerli ve milli teknoloji altyapısı, veri güvenliği, dijital dönüşüm uygulamaları ile müze mağazaları ve ticari alanlara ilişkin yeni yönetim modeline dair bilgiler paylaşıldı.
Kimlik Kartları Müze Karta Dönüşüyor
Toplantıda konuşan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarına müze kart özelliği kazandırılacağını belirterek sistemin işleyişini şu sözlerle anlattı:
"Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarını müze karta dönüştürerek doğrudan geçiş özelliği kazandırıyoruz. Sistem şöyle işleyecek. E-Devlet ve mobil uygulama üzerinden kimlik tanımlama yapılacak ve vatandaşlarımız müze kart ücretini ödedikten sonra direkt sıra beklemeden kimliğini okutarak geçecek. Bu uygulama vatandaşlarımızın kültürel mekanlarımıza erişimini son derece kolaylaştıracak."
Bakan Ersoy, mevcut kullanım süresi devam eden müze kartlarda hiçbir değişiklik olmayacağını, sadece kullanım süresi biten kartlarda değişime gerek duyulacağını ekledi.
Yıllık 400 Milyon Lira Tasarruf Hedefleniyor
Yeni dönemde Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan bütüncül bir yapı oluşturulacağını ifade eden Bakan Ersoy, gişe operasyonları, müze mağazaları ve ticari alanların tek çatı altında yönetileceğini söyledi. Bugüne kadar yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip yaklaşık 70 müze ve ören yerinin farklı işletme modelleriyle yönetildiğini, 118 noktada ise hizmetin bakanlık personeli tarafından yürütüldüğünü belirten Ersoy, şu verileri paylaştı:
"2026-2027 yıllarında açılması planlanan 28 yeni müze ve ören yeri de bu sisteme dahil edilecektir. Bu genişlemeyle birlikte, mevcut 292 personelin Bakanlığımızın diğer birimlerinde istihdam edilmesi sağlanacak; kıdem tazminatı, SGK primi ve diğer özlük haklarından yıllık yaklaşık 400 milyon lira tasarruf edilecektir. 10 yıllık süreçte bu tasarruf, yeniden değerlemeyle birlikte 8 milyar liraya ulaşacaktır."
Teknoloji Altyapısı ve Yeni Mağaza Modeli
Yeni sistemle fiber altyapılar, yaygın Wi-Fi sistemleri, 5G entegrasyonu, akıllı biletleme sistemleri, çok kanallı dijital ödeme çözümleri, yapay zeka destekli veri analitiği ile AR ve VR teknolojilerinin hayatımıza gireceğini dile getiren Bakan Ersoy; sesli rehber sistemleri ve dijital arşivleme altyapılarının da kullanılacağını belirtti.
Dönüşümün ticari operasyonları da kapsadığını ifade eden Ersoy, protokol kapsamındaki müze mağazalarında geleneksel Türk el sanatları, Türk lokumu, Türk kahvesi, Türk halıcılığı, geleneksel Türk süsleme sanatları ile UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki somut olmayan kültürel miras ögelerinin yer alacağını kaydetti. Bu ürünlerin, Bakanlık tarafından belgelendirilmiş somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı sanatçılardan ve geleneksel el sanatları ustalarından tedarik edilmesinin zorunlu olacağı açıklandı.
Türk Telekom’dan Milli Veri Egemenliği Vurgusu
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin ise imza töreninde yaptığı konuşmada, müze ve ören yerlerinin uçtan uca dijital dönüşümü için güçlü bir Dijital Kültür Altyapısı kuracaklarını söyledi. Biletleme hizmetlerinden satış kanallarına, ticari alanlardan otoparklara, kafeteryalardan geleneksel el sanatları mağazalarına kadar pek çok alanı dijitalleştireceklerini belirten Şahin şu ifadeleri kullandı:
"Bu dönüşümü; fiber altyapı, siber güvenlik, veri merkezi, bulut, akıllı biletleme, ödeme sistemleri, veri analitiği ve yapay zeka kabiliyetlerimizle entegre bir şekilde hayata geçireceğiz. Bu dönüşümin kritik boyutlarından biri de güvenli veri yönetimidir. Kuracağımız Dijital Kültür Altyapısıyla kültür ve turizm varlıklarımıza, ziyaretçi deneyimine ve operasyonel süreçlere ilişkin verilerin ülkemizde tutulmasını sağlayacağız. Bu veriler, Türkiye’nin en büyük siber güvenlik merkezi ve veri merkezlerinde güvenli bir şekilde korunacaktır ve yönetilecektir. Böylece milli veri egemenliğimizin güçlenmesine de katkı sunacağız."
Protokol imza töreni, gerçekleştirilen imza seremonisi ve aile fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.